Smart Cities Senaryosu Tutar Mı Dersiniz?

Akıllı Şehir Senaryosu Tutar Mı Dersiniz?

Akıllı Şehirler, Şehir Efsanesi Olmaktan Çıkıyor

Uzun zamandır IoT Nesnelerin İnterneti’nin gelişmesiyle ve birçok sektörden yatırımcının bu alana uzun vadeli yatırımlar yapmasıyla da iyi/kötü çok fazla senaryo yazıldı, çizildi. Geriye dönük terminolojiye baktığımızda ‘Nesnelerin İnternetinde Bi’ Haller Var!’ yazımızda bu konuya epey bir kafa yormuştuk (tıklayarak ulaşabilirsiniz). Konuyu bi’ tık daha spesifikleştirelim. Kimileri için ütopik kimileri için distopik bir konu Smart Cities. Hikayeye bir yerden başlamak lazım. Haydi başlayalım…

”Bu şehir çok kalabalıklaştı arkadaş, park edecek yer yok!”

Yukarıdaki cümle çok tanıdık geliyor değil mi? Şehirler büyüyor ve kalabalıklaşıyor. Birleşmiş Milletler 2050 yılına gelindiğinde, dünyadaki kentsel nüfusun 3.6 milyardan 6.3 milyara ulaşacağını tahmin ediyor.  Wi-Fi bağlantısı büyüdüğünde ve sensörler git gide daha karmaşık hale geldiğinde yaşam tarzlarımızı korumak için IoT düğmeye basacak.
En basitinden park sorunu. Şu an kaç kişi trafikte işe gitmek için mücadele veriyor? Kaç kişi park sorunu yüzünden geç kalma stresi yaşıyor? Kurumsal alemde hemen hemen herkes. IoT duruma el atarsa örneğin, kavşaklara yerleştirilen sensörler, trafik akışını merkezi olarak kaydedebilir ve trafik ışıklarının döngüsünü şehirler arası eş zamanlı olarak ayarlayabilir. Bu da yoğun ve stresli trafik yolculuğuna ilaç gibi gelir. Ya da otobüs yolcularının duraklarda ‘check-in’ yapabileceklerini düşünün, aktif olan otobüsler duraklarda bekleyen yolcuları bu sayede algılayabilecekler, imkansız değil? Yavaş yavaş mobil uygulamalar başladı bile. 

Hepimize Geleceğe Dair Onlarca Hayal Kurduran 80’lerin Unutulmaz Çizgi Filmi: Jetgiller

Hatırlar mısınız bu çizgi filmi? Geleceğe dair insanları en çok heyecanlandıran kurguya sahip çizgi film Jetgiller. İzlerken olur olmadık hayallere kapıldığımız ve kendimizi Elroy ya da Judy yerine koyduğumuz, dünya dışındaki yaşamla ilgili ütopik hayallerin 80’ler kurgusuydu. Ama günümüze şöyle bir baktığımızda çok da imkansız olmadığı görüyoruz değil mi? Tabii henüz uçan kaçan arabalarla işe gitmiyoruz. Uzayda da yaşamıyoruz ama öte yandan Mars’a gitmek için planlar da yapıyoruz. Tüm nesneleri online hale getirip birbirine entegre etmeye çalışıyoruz. Verileri saklamak için güçlü altyapısı olan kurumları tercih ediyoruz. İnovasyonu kovalayan kurumları seçmeye özen gösteriyoruz.

Adım adım yaklaşıyoruz, ne dersiniz? Sadece ulaşım alanı da değil IoT’nin etki alanı. Sağlıktan su kaynaklarına, güvenlikten hava kirliliğine kadar pek çok alanda etkili olabilir. Bugün ulaşımdan bahsettik. Yarın hikayenin geri kalan kısımlarını tamamlayalım. Küçük bir spoiler verdik zaten. Tüm saydığımız alanları yarın teker teker kurgulayacağız.

Yarın aynı yerde, aman geç kalmayın 🙂

|Yarın sizi aynı mekanda Teknotel blog’da sizleri bekliyor olacağız. Sosyal Medya kanallarımızdan bizi takip etmeyi ve hizmetlerimizden haberdar olmak için web sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın. Aşağıda yer alan içerik yazarı kutumuzda bulunan mail adresinden editörümüze ulaşabilir; soru, görüş, içerik önerilerinde bulunabilirsiniz. #teknotelblog hashtag’i ile de twitter üzerinden bize aktarabilirsiniz. Bizi takip etmeye devam edin…|

Hizmetlerimiz için:
Hemen İletişime Geçin

Smart Cities Senaryosu Tutar Mı Dersiniz? ile Benzer Yazılar

Henüz Yorum Yok

Bir Yorum Yaz

Processing...
Thank you! Your subscription has been confirmed. You'll hear from us soon.
ErrorHere